KIBRIS GEZİSİ - GÜZELKELAM

KIBRIS GEZİSİ

Konum bilgisi : Ülkemize 65 km uzaklıkta bulunan , koca Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya adalarından sonra en büyük adası olma özelliğine sahip , iki ayrı devleti barındıran ada.

Tekrar merhabalar. Bu yazımızda Kıbrısa dair bildiklerimizi ve elimizden geldiğince , size gezilerinizde yardımcı olabilecek tecrübelerimizi paylaşacağız.

Nüfus Cüzdanı Yeterli…


Başlamadan önce şunu da belirtmeliyiz , Kıbrıs gezisi bize yurtdışı gezisi değil de  , daha çok farklı kültüre sahip şehirlerimizi geziyormuşuz tadı vermişti. Havalimanında dış hatlara yönelmek dışında yurtdışına çıktığınızı hissetmeniz için bir sebep yok. Çıkış yaparken nüfus cüzdanı yeterli oluyor. Pasaporta ihtiyacınız yok, hatta eğer pasaport kullanarak çıkış yaparsanız ücret de ödemeniz gerekiyor. Biz de pasaport değil nüfus cüzdanımız ile geçtik.
İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanından , başkent Lefkoşada bulunan Ercan Havaalanına ulaştık. Lefkoşa ikiye bölünmüş bir şehir. Şehrin kuzey tarafı Türk Cumhuriyeti , güney tarafı ise Rumlara ait. Bize çok farklı gelen özelliği ise , bu iki ülke arasında, Lefkoşa üzerinde bulunan bir “Yeşil Hat” bulunması.Yeşil hat üzerindeki alanlar iki ülkeye de ait değil ve Birleşmiş Milletler tarafından korunuyor. Bu bölgeden geçerken “UN” yazılı üniformalarıyla Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerlerini görebilirsiniz.

Başkent Lefkoşa

Uçaktan inince bizi ilk olarak yakıcı bir güneş ve sıcak esen bir rüzgar karşılıyor. Hava inanılmaz sıcak ne de olsa Akdenizin ortasında bulunan bir adadayız. Eğer çok yeri gezmek ve farklı sahillerde denize girmek istiyorsanız bir araba kiralamak gerekiyor çünkü şehirler arası mesafe uzak ve otobüs seferleri de az yapılıyor. Araba kiralıyoruz ve kalacağımız yeri düşünmeye başlıyoruz. Planımız şu : ilk gün Lefkoşada gezip gece kalmak üzere Girneye geçeceğiz.
Lefkoşada ilk olarak 400 yıl önce yapılan ve hala ayakta olan kale surlarını geziyoruz. Gerçekten görülmesi gereken yerlerden. Surların içinde de aynı şekilde bir yaşam alanı mevcut. Marketler , evler , restoranlar ve daha fazlası.Oldukça zevk veren ve eski havasıyla sizi farklı bir ruh haline sokan bir yer burası.
Lefkoşa çarşısı çok güzel. Çok büyük değil fakat her yere girip görmek istiyor insan.Sınır kapısı da çok yakın. Şunu da söyleyelim ki , Türk Cumhuriyetinden güney kesime geçiş yasak. Atina üzerinden vize ile geçebiliyosunuz sadece.


Bunun dışında eğer zamanınız varsa Lefkoşa da mutlaka gezmeniz gereken diğer yerleri de yazalım :
·         Büyük Han.
·         Milli Mücadele Müzesi . Rumların , zamanında Türk Halkına yaptığı zulmü ve Türk halkının haklı mücadelesini belgeler , silahlar ve resimler ile anlatan bir müze burası.
·         Bedesten yani Kapalı Çarşı.
·         Eski bir kiliseden çevrilmiş olan Selimiye Camii
·         Venedik Sütunu (dikilitaş) . Üzerinde 6 İtalyan ailesinin armaları bulunuyor.

Sahil Kenti Girne

Lefkoşa gezimizi bitirip akşam saatlerine doğru Girneye doğru yola çıkıyoruz. Yol uzun değil . Başkentin hemen kuzeyinde yer alan Girne , Kıbrısın en hareketli şehri.
Girnede bir gece kaldıktan sonra gezilerimize yeniden başlıyoruz. Lefkoşadan daha sıcak ve hareketli bir şehir. Sahili geceleri oldukça kalabalık. Çok sayıda Casino bulunuyor ve bu Casinolara girmek için yaşınızının 23 olması gerekiyor.Pek çok milletten insanı bir arada görebiliyorsunuz Girnede. Sokaklarında gezerken de hissediyorsunuz zaten burası tam bir salih kenti ve sürekli burnunuza deniz kokusunu çekebiliyorsunuz.
Ara sokakları ise ayrı bir güzelliğe sahip Girnenin. Girip gezmeli ve fotoğraf çekmelisiniz çünkü sonradan hatırlayınca o anları tekrar hissetmek isteyebilirsiniz.
Kentteki gezimizde ilk durağımız Girne Kalesi. İçinde zindanlar , kiliseler , müzeler ve sarnıçlar bulunuyor. Kale 1400 yıllık bir geçmişe sahip (7.yy). Kale girişinde bir hendek bulunuyor. Eskiden bu hendeğin içi su dolu olurmuş tıpkı filmlerdeki gibi. İçimiz hoş bir heyecan kaplıyor. Kale çok eski olduğundan yer yer dökük fakat restorasyon ve canlandırma çalışmaları ile size ruhunu yaşattırıyor kesinlikle.
Girne Kalesi içerisinde kesinlikle görmeniz gerekenler :
·         Zindanlar
·         Sarnıç
·         Batık Gemi Müzesi
·         Mezarlıklar
·         St. George kilisesi
Yaz aylarında gidiyorsanız eğer gezmek için sabah 9 ve akşam 7 arasında gidip gezebilir , siz de bu heyecanı yaşabilirsiniz.
Girnede bunun dışında iki kale daha var ve bu kaleler eski zamanlarda gelen saldırılara karşı tüm açılardan kenti korumak için yapılmış ve tüm sahil şeridini kaplıyor.
Girne kalesini gezip tarihi mekanları gördükten sonra çarşısına ve oradan da sahile doğru geçiyoruz. Sahil uzun ve çok doğal. Buradan da denize girilebiliyor fakat deniz rengi kaleden de görebileceğiniz üzere cok koyu ve biraz daha soğuk oluyormuş. Tabi güney sahillerine göre soğuk.

Gazi Mağusa

Girne tarihi eserleri , doğası ve sahilindeki gece hayatı ile kesinlikle gitmeniz gereken bir yer. Sizi kendine çekiyor zaten ve çok şirin insanlara sahip. Kaldığımız otele dönüyoruz ve geceyi geçirip , yarın yapacağımız Mağusa gezimizi düşünmeye başlıyoruz.
Sabah erkenden kalkıyoruz ve hemen yola düşüyoruz Gazi Mağusa biraz uzakta. Yolda ilerlerken neredeyse hiç yerleşim yeri görmüyoruz. Kıbrısta yollar tamamen şehirlerin dışına yapılmış. Yol üzerinde pek çok yerde yine Casinoları da görmek mümkün.
Mağusa , çok sayıda eski yapıya sahip ve etrafı da surlar ile çevrili bir şehir. Çarşısı ise sıkışık sokaklar içerisine yapılmış diğer kentlere göre daha sıcak ve samimi bir yer. Çarşıyı gezerken “Namık Kemal Müzesi” gözümüze çarpıyor. Namık Kemal’in sürgün edildiği yer Mağusa ve sürgün edildiği zindanı şu anda müze olarak gezebiliyorsunuz.

Kıbrıs gezimiz boyunca en merak ettiğimiz yer ise , Mağusada bulunan “Kapalı Maraş Bölgesi”. Zamanında yapılan harekat sırasında türkler burayı alıyor fakat her zamanki gibi kağıt üzerinde kayıp yaşıyor. Aslında bu bölgenin adı maraş bölgesiymiş. Yıllar boyunca ülkenin en canlı turizm merkezi olma özelliğini korumuş. Harekattan sonra yapılan anlaşmada ise bu bölge tamamen iki ülkenin de hak sahibi olmadığı ve iki ülkeninde normal vatandaşlarının gezemediği bir yer.Etrafı teller ile çevrili ve içeride ne varsa asla dokunmak değiştirmek yasak. Gerçi içeri giriş bile yasak. Tellerin dışından görebildiğimiz kadarıyla fotoğraf çektik ve oradan ayrıldık. Sıradaki durağımız ise Kapalı Maraşın hemen önünde yer alan ve ünlü bir sahil olan Mağusa Sahili.

Denizin rengi turkuaz ve plajdaki kumlar ise çok ince taneli parıl parıl parlıyor. Şezlong ve şemsiye almak zorundasınız çünkü güneş yine yakıcı özelliğine çok güçlü bir biçimde devam ediyor.Bu berrak denize girmenizi biz kesinlikle öneriyoruz.

Gezimizde daha yaşanan pek çok şey var fakat her şeyi de yazıyla anlatamıyoruz. Kıbrıs gezimizin bize hoş gelen ve önemli noktaları ise :
·         Pasaport gerekli değil.

·         Türk Lirası kullanabiliyorsunuz. Türk bankalarının atmleri mevcut.
·         Tatil için çok iyi bir seçim. Tarihi , kültürü , dokusu ve yaşattığı his çok farklı bir ülke. Sahilleri çok güzel. İnsan hiç sıkılmıyor.
·         Karpaz ve Mağusa da bulunan sahiller Akdenizin sayılı sahillerinden.
·         Sakin bir ülke. Şehirler , yollar ve insanlar çok sakin. İnsan ne kadar gezip yorulsa da dinlenmiş hissediyor kendini.

Kıbrıs mutlaka ziyaret edip , birkaç gün konaklanması gereken farklı bir kültür  ve eğer siz hala gitmediyseniz bu seneki tatiliniz için oldukça iyi bir seçim olacaktır.
 Keyif  almanız dileğiyle…

   Boran Yeşildal
KIBRIS GEZİSİ KIBRIS GEZİSİ Reviewed by Serkan Bolat on Kasım 16, 2015 Rating: 5

Hiç yorum yok: