KALEMİN DİLİNDEN-10 - GÜZELKELAM

KALEMİN DİLİNDEN-10

-    
      Düşünmek üzerine
Dünya dönmeye, doğadaki kusursuz uyum işlemeye devam ediyor. Yüce yaratıcı olan Allah’ın yarattığı muhteşem sistem bir an bile teklemeden insanoğlu için çalışmayı sürdürüyor.
Güzelliklerin tümü insanlığın faydalanması için yaratılmıştır. Bizlerin farkında olması gereken husus; yaşadığımız dünya üzerinde bizlere sunulan her türlü nimete karşılık şükrü yerine getirmektir. Şükür Mevla’ya bizi daha çok yaklaştıracak ve Kuranı Kerimde söylendiği üzere düşünmemizi sağlayacaktır. İnsanlık kendisi için yaratılmış her meyvenin, sebzenin envaı çeşit ağacın, çiçeğin yararını düşünerek idrak edebilir ve böylelikle gerçek Müslüman olabilir. Düşünmek bir Müslümanın en mühim görevidir. Kuranı Kerimde birçok defa “düşünmek” fiili kullanılmıştır.

Düşünmenin insanı insan yapan en belirgin özellik olduğu unutulmamalıdır. Düşünmek, fikir edinmek, akıl yürütmek insana mahsus nimetlerdir. Düşünen, okuyan ve faydalı ilim ile meşgul olan insan Allah yoluna yönelmiş demektir. Günümüzde çalışma hayatının hengâmesi arasında kitap okumaya vakit bulunamadığından şikâyet edilmektedir. Fakat insanoğlu her türlü eğlenceye vakit bulabiliyorken günde 50 sayfa kitap okumaya zaman ayıramamaktadır. Televizyon, bilgisayar, cep telefonu başında harcanan saatlerimizi ailecek kitap okumaya ayırabilirsek yetişen yeni nesillere en büyük iyiliği yapmış oluruz. Kitap okumak büyüme çağında olan bir çocuğun zekâ seviyesini yükseltir, farklı ve geniş düşünebilme yeteneğini artırır. Ufkunu açar. Derdimize derman lisanımız Türkçemizin daha güzel konuşulmasını sağlar. Kelime zenginliğimiz artırarak kendimiz daha iyi ifade edebilmemize daha yoğun düşünebilmemize yol açar.

Bu durum karşısında en büyük görev aile büyüklerine düşmektedir. Kitap okuyan anne babalar çocuklarına fiilleriyle örnek olurlar ve onları böylelikle daha kolay bir şekilde kitap okumaya teşvik ederler. Çocuklarına kitap okumayı sevdirerek imrendirerek aşılayabilirler. Aile çocuğun her şeyi ilk defa öğrendiği kurumdur. Çocuk her türlü iyi alışkanlığı aile içinde edinir. Babasından hediye kitap alan, bitirdiğinde yeni kitaplarla mükâfatlandırılan çocuklar farklı arayışlar içine girmezler. Daima okuyup öğrenmek isterler. Çocuklarla ilgilenmek sadece onların karnını doyurup üzerini giydirmekten ibaret değildir. Çocuk yaşta alınan aile içi eğitim insanın yaşamı boyunca temelini oluşturur. Helali haramı, iyi kötüyü bu yaşlarda öğrenen ve yaşayan çocuklar ileriki yaşantılarında tereddütte düştüklerinde ne yapması gerektiğini bilirler.

Okuma alışkanlığı kazanmak ve bunu devam ettirmek, her şartta zaman bulup kitap açmak, insanın kendine yetebilmesini de sağlar. Bugün çevremizde sıkça duymaya başladığımız “bizim yerimize büyüklerimiz düşünür” nev’inden cümleler düştüğümüz hali göstermektedir. Bu gibi cümleler insanların kendilerini kullandırmasına sebebiyet verir. Nasılsa bizi her şartta dinliyorlar diyerek “büyükler” kendilerinde her türlü faaliyeti yapma yetkisini bulurlar. Sorgulamadan uzaklaşılır ve kara düzen oluşur. Kendilerinin takdir ettiği kişiler haricinde hiç kimsenin söylediğine itimat etmeyerek, kulak tıkayarak insanlar sabit fikirli ve inatçı, dediğim dedik kişiler haline gelmeye başlarlar.

 Tefekkür; bir ayna misali insanın yaptıklarını kendisine yansıtır. Eksiklerini görmesine ve kendini geliştirmesine vesile olur.

Nahl / 90

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
KALEMİN DİLİNDEN-10 KALEMİN DİLİNDEN-10 Reviewed by Serkan Bolat on Nisan 05, 2015 Rating: 5

Hiç yorum yok: