EVDE ET FAJİTA TARİFİ Ana içeriğe atla

EVDE ET FAJİTA TARİFİ

 

Bu hafta sizler için çok lezzetli bir tarifim var…
Evde et fajita… Hem de sacda…

Malzemeler;
Orta yağlı kuzu kuşbaşı
Yeşil biber
Kırmızı acı biber
Sarı biber
Havuç
Domates
Zeytinyağı
Tuz

İlk olarak sacı güzelce  zeytinyağı ile yağlıyoruz. Kısık ateşte iyice ısındıktan sonra orta yağlı kuşbaşı etlerimizi, saca atıyoruz ve bir kapak ile üzerini örtüyoruz. Etler sularını saldıktan sonra ince ve uzun bir şekilde doğradığımız havuçları ekliyoruz. Karıştırdıktan sonra tekrar kapağı kapatıp etin suyunu çekmesini bekliyoruz.

Et suyunu çekerken havucun verdiği o güzel aromayı da içine alacaktır.

Daha sonra küçük bir şekilde doğradığımız biber çeşitlerini ekliyoruz. Biberleri de ekledikten sonra bir miktar daha zeytinyağı ekliyoruz. Biberler de kendini salınca, soymuş  olduğumuz domatesi  ilave ediyoruz. Domatesin de suyu çekildikten sonra kapağını açıp, bir kaşık yardımı ile yemeğimizi karıştırıyoruz. Etler hafif kızardıktan sonra karıştırma işlemini bitiriyoruz. Biraz dinlendikten sonra yemeğimiz hazır.

Yemeğimiz de ki malzeme miktarları size kalmış. Domatesi çok fazla eklemeyin. Aksi halde yemeği çok sulandıracaktır. Tuz haricinde hiçbir baharat kullanmayın. Ve tuzu, domatesleri ekleyince ilave edin. Sac her zaman kısık ateşte olduğu zaman lezzetli olur.

Bunlarda küçük tavsiyelerim.
Afiyet olsun… J

                                                                                                       Serkan Bolat

Güzelkelam Android Uygulamasını buradan İndirebilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SARI GELİN TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Eski dönemlerden birinde,Çoruh nehrinin kıyılarında yaşayan Kıpçak beyinin sarı saçlı kızı vardır.Erzurumlu bir genç Kıpçak beyinin kızına aşık olur.Hem Erzurumlu  gencin ailesi hem de Kıpçak beyi karşı çıkar bu sevdaya.Kavuşmalarına engel olurlar.Erzurumlu genç ise sevdasının peşinden gitmeye karalıdır.Sevdiği Kıpçak  kızına şiir yazar ve daha sonra kızı kaçırır.Kaçan iki sevdalı gencin peşine Kıpçak beyinin adamları düşer.Kovalamaca sonucunda Erzurumlu genç,beyin adamları tarafından öldürülür.Bu sevda da tarihin hüzünlü ve acılı sayfaları arasındaki yerini  alır… Sarı Gelin türküsünün hikayesi hakkında çeşitli rivayetler vardır.Kızın Türk değil Gürcü olduğu,Ermeni türküsü olduğu gibi veya farklı versiyonları vardır. Şeyh Abdülkadir Geylanî'nin müritlerinden Sananı’nin başından geçen bir sevda hikayesi olarak da anlatılır.Birçok türkünün,birden çok hikayesi vardır.Bu bir hikayenin doğru,diğerlerinin yanlış olduğu anlamına gelmez.Bu o türkünün ne kadar zengin olduğuna işaret eder…

BİTLİS'TE BEŞ MİNARE TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Bu yazımızda sizlere Anadolu muzun eşsiz güzelliklerinden biri olan türkülerimizden “Bitlis’te Beş Minare” türküsünün hikayesini paylaşmak istiyorum.
Yıllardan 1916…
Anadolu düşman işgali altında...
Ruslar, Doğu Anadolu bölgesinde ilerlemeye çalışıyor, kahraman Anadolu insanı ise genç yaşlı demeden cepheye gitmiş vatanını savunuyordu.Ruslar bazı bölgeleri ele geçirmişlerdi. Ele geçirdikleri yerlerden birisi de Bitlis idi.
Bitlis o dönemde o bölgede aktif yaşantının olduğu bir şehirdi.Ancak düşman işgal etmeye başladığında hem şehirden göçenler hem de cepheye gidenlerden dolayı şehrin nüfusu oldukça düştü. Gelen Rus askeri ise işgal sırasında birçok yere zarar veriyor,şehri harabe haline getiriyorlardı.
Savaş sona erdi...
Kahraman Anadolu insanı düşmanın Anadoluyu teslim almasına izin vermedi...
Düşman Anadolu dan çekildi...
İşte beş minarenin hikayesi de işte burada başladı...
Bir baba ile oğlu savaş sonrasında tekrar memleketlerine Bitlis’e dönüyorlardı.Uzun bir yol gittikten sonra şe…

DRAMA KÖPRÜSÜ TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Çok eskilerde, eşkıyaların yol kestiği ama yiğitlerinden de var olduğu devirlerde, Hasan adında bir deli kanlı yaşardı.
Debreli Hasan…
Debreli Hasan, çetin geçen askerlik yaşamı esnasında, yapılan haksızlıklar karşında susmayarak komutanlarına karşı gelir. Bunun üzerine kendisine hakaret eden komutanlarından birisini vuran Debreli Hasan, askerlerden kaçar ve dağlara sığınır.Artık hayatını dağlarda sürdürmesi gereken Hasan, bunun tek yolunun da eşkıyalıktan geçtiğini bilmektedir.Yaptıklarından çok pişmandır.Ancak iş işten geçmiştir.Bu yol geri dönüşü olmayan bir yoldur.
Ve Hasan eşkıya olur…
Debreli Hasan,  eşkıya olur ama bildiğimiz eşkıyalardan değil. Şimdilerde ki   gibi milletin parasını çalan eşkıyalardan hiç değil.
Debreli Hasan, o dönemde milleti soyan,haksız yere milletin parasını alan ,milletin sırtından geçinen zenginleri soyar.Paraları halka dağıtır. Gücü yetmeyipte kavuşamayanların kavuşmasına vesile olur.O farklı bir eşkıyadır.
Delikanlı bir eşkıya…
Debreli Hasan, millette zulme…