Güzelkelam Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Evde Tavuk Tantuni Tarifi

Malzemeler 2 adet tavuk göğsü  3 adet sivri biber
1 adet salçalık biber 1 adet soğan 1 adet domates Tuz Karabiber Pul biber Kırmızı toz biber,kekik,nane Sıvı yağ Zeytin yağ Tatunimizi pişirmeye başlamadan önce kullanacağımız malzemeleri çok ince bir şekilde doğruyoruz.Tavada kızdırdığımız sıvı yağın içine doğradığımız sivri biberleri ve soğanı beraber atıp 2-3 dakika kavuruyoruz.Daha sonra 3 er dakika ara ile önce salçalık biberi sonra domatesi daha sonrada ince ince kıydığımız tavuk göğsünü tavaya atıyoruz.Bütün malzemeleri yüksek ateşte yaklaşık 15 dakika pişiriyoruz.Pişirme işlemi sırasında tavanın kapağını kapatmayıp ara ara su ekliyoruz.En son suyunu çektiğinde baharatları atıp 5 dakika daha pişirerek  ocağımızı söndürüyoruz.Daha sonra az bir miktar zeytinyağını yemeğimizin üzerinde gezdiriyoruz.Tavuk tantuni servise hazırdır.
Bu yemeğin püf noktası olarak,malzemelerin ince ince doğranması,baharatların yanmaması için sonradan atılması ve zeytinyağının en son aşamada yemeğe eklen…

DOLUNAY DEDEKTİFLERİ-MUMYA DÜKKANI KİTABININ ÖZETİ

Bilgecan, Ada, Oğuz, Ece ve Birce Fırat’ın mektubuyla Mardin’de yeni bir gizemi çözmeye gideceklerdi. Ailelerinden izin almaları zor olsa da dayılarının orada olması ailelerinin izin vermesinde etkili olmuştu. Bilgecan, Ece ve Birce kuzendiler. Ada ise onların arkadaşıydı. Fırat’ın dayısı esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştu. Fırat bir dayısı ve babasıyla yaşıyordu. Annesini yıllar önce kaybetmişti. Bu yüzden dayısına çok düşkündü. Bedo dayının Mardin’ de tarihi eserler satan bir dükkânı vardı. Adı ise Mumya Dükkânı idi. Bir çete Bedo Dayı’nın adını kullanarak yurt dışına tarihi eserler satıyorlardı. Daha doğrusu isim karışıklığı olmuştu. Bu yüzden Bedo Dayı’yı kaçırmışlardı. Sonunda araştırmalar sayesinde Dolunay Dedektifleri olayı çözmüşlerdi.Olay çözüldükten 3 yıl sonra Dolunay Dedektiflerine mektup yazmıştı Fırat. Bu mektupla birlikte bir armağanda göndermişti. Bu armağan Bedo Dayı’nın Fırat’a yıllar önce hediye ettiği, eski insanların kâğıt olmadığından hayvan derilerine g…

EVDE ET FAJİTA TARİFİ

Bu hafta sizler için çok lezzetli bir tarifim var… Evde et fajita… Hem de sacda…
Malzemeler; Orta yağlı kuzu kuşbaşı Yeşil biber Kırmızı acı biber Sarı biber Havuç Domates Zeytinyağı Tuz
İlk olarak sacı güzelce  zeytinyağı ile yağlıyoruz. Kısık ateşte iyice ısındıktan sonra orta yağlı kuşbaşı etlerimizi, saca atıyoruz ve bir kapak ile üzerini örtüyoruz. Etler sularını saldıktan sonra ince ve uzun bir şekilde doğradığımız havuçları ekliyoruz. Karıştırdıktan sonra tekrar kapağı kapatıp etin suyunu çekmesini bekliyoruz.
Et suyunu çekerken havucun verdiği o güzel aromayı da içine alacaktır.
Daha sonra küçük bir şekilde doğradığımız biber çeşitlerini ekliyoruz. Biberleri de ekledikten sonra bir miktar daha zeytinyağı ekliyoruz. Biberler de kendini salınca, soymuş  olduğumuz domatesi  ilave ediyoruz. Domatesin de suyu çekildikten sonra kapağını açıp, bir kaşık yardımı ile yemeğimizi karıştırıyoruz. Etler hafif kızardıktan sonra karıştırma işlemini bitiriyoruz. Biraz dinlendikten sonra yemeğim…

KADERE FARKLI BİR BAKIŞ

Tarih de ki benzer acılar ve mutluluklar farklı zamanlarda,farklı insanların kaderleri olmuştur... Belki de insanoğlunun reenkarnasyon(ruhun sürekli olarak bedenlenmesi),paralel evren gibi geçmiş veya geleceğe yönelik bitmek bilmeyen düşünceleri ve araştırma merakı tarihi bu gerçeklik ile ilgilidir.İnsanın kaderi tam manası ile kavrayamaması insanı gelecek ile ilgili uçsuz bucaksız düşüncelere itmekte.İnsan sadece kendi geleceğini düşünüp,ihtimalleri bir kağıda yazmaya kalkışsa ömrü buna imkan vermez.Ertesi gün başına gelebilme ihtimali olan şeyleri bir kağıda yazıp ona göre hareket etse,herhalde hiç beklemediği,ertesi günlerine yön verecek bir iki durum ile karşılaşır.İnsanların birçoğu kader anlayışını ana hatları ile aklına çizmiştir. Allah'ın katında zaman yoktur.Her şey olmuş ve bitmiştir.Peki o halde insan kendi kaderini çizebilir mi?Yoksa yazılmış bir senaryoyu mu oynamaktadır?Kader konusu üzerine detaylı internet ve kitap araştırması yaptığınızda, bu konu ile ilgili birço…

101 DALMAÇYALI HİKAYESİNİN ÖZETİ

Pongo ve Hanım birer dalmaçyalı idiler. 15 tane yavruları olmuştu. Birde komşuları vardı onu çok sevmezlerdi çünkü tam bir şeytan gibiydi. Adı da Devil idi zaten. Üstelik acıyı, ateşi ve kürkleri çok severdi. Sıcak yaz günlerinde bile kürk ile dolaşırdı. Tüm bunlar tesadüf olamazdı. Komşuları kesin şeytandı. Diğer yandan Pongo ve Hanım oldukça mutluydular ancak Hanım’ın sütü o kadar yavruya yetmiyordu ve halsiz düşüyordu. Bunun için ona yardımcı olacak Perdita adında yine dalmaçyalı olan köpek geldi yanlarına. Onu tesadüfen yolda ölmek üzereyken bulmuşlardı. Artık evde tam 18 dalmaçyalı olmuştu. Herşey yoluna girmiş gibiydi derken yavrular kayboluverdi. Herkes üzüntüden kahrolmuştu. Komşuları devil den şüpheleniyorlardı. Çünkü o kürkleri çok severdi. Köpekleri kaçırma ihtimali yüksekti. Neyse Pongo ve Hanım sahiplerinin haberi olmadan düştüler yola. Zorlukları aşarak vardılar yavrularının yanına. Tahmin ettikleri gibi onları Devil kaçırmıştı. Cehennem kapısı denen yerde saklıyordu onl…

Gezi Notları-Zeus Tapınağı

Bu ay ki gezi notları yazımızda Euromos Antik Kenti'nde yer alan Zeus Tapınağı'na yer vereceğiz. Milas Söke yolunun 12. kilometresinde yer alan Euromos Antik Kenti'nde yer alan Zeus Tapınağı M.S 2.yy da yapılmışdır.Zeus Tapınağı'nın cephelerinde 6,yanlarında 9 sütun bulunmaktadır.Tapınağın mimari açıdan dikkate değer bir yanı ise  korint mimari  düzeninde yapılmış olmasıdır.Tapınağın bulunduğu Euromos Antik Kenti'nde kalıntılar çok fazla yıpranmış olmasına rağmen Zeus Tapınağı oldukça iyi bir şekilde korunmuştur.Asya kıtasındaki en iyi korunmuş tapınaklardan bir tanesidir.Şehirde yapılan arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkan kitabeye göre,Zeus Tapınağı daha önceden yapılmış bir tapınağın üzerine inşa edilmiştir.Eğer yolunuz bu bölgeye düşer ise Euromos Antik Kenti'nde bulunan Zeus Tapınağı'nı mutlaka görmelisiniz.
Euromos Antik Kenti 
Euromos antik çağda Mylasa’dan sonra yörenin en önemli kenti konumundadır.Kuruluşu M.Ö 5 yy kadar dayanmaktadır.Şehirdek…