EUROMOS ANTİK KENTİ Ana içeriğe atla

EUROMOS ANTİK KENTİ

Bu ay ki gezi notları yazımızda Euromos Antik Kenti'nde
yer alan Zeus Tapınağı'na yer vereceğiz. Milas Söke yolunun 12. kilometresinde yer alan Euromos Antik Kenti'nde yer alan Zeus Tapınağı M.S 2.yy da yapılmışdır.Zeus Tapınağı'nın cephelerinde 6,yanlarında 9 sütun bulunmaktadır.Tapınağın mimari açıdan dikkate değer bir yanı ise  korint mimari  düzeninde yapılmış olmasıdır.Tapınağın bulunduğu Euromos Antik Kenti'nde kalıntılar çok fazla yıpranmış olmasına rağmen Zeus Tapınağı oldukça iyi bir şekilde korunmuştur.Asya kıtasındaki en iyi korunmuş tapınaklardan bir tanesidir.Şehirde yapılan arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkan kitabeye göre,Zeus Tapınağı daha önceden yapılmış bir tapınağın üzerine inşa edilmiştir.Eğer yolunuz bu bölgeye düşer ise Euromos Antik Kenti'nde bulunan Zeus Tapınağı'nı mutlaka görmelisiniz.
Euromos Antik Kenti 
Euromos antik çağda Mylasa’dan sonra yörenin en önemli kenti konumundadır.Kuruluşu M.Ö 5 yy kadar dayanmaktadır.Şehirdeki kalıntıların  en belirgini Zeus Tapınağıdır.Tapınak dışında birçok kalıntı vardır.Şehrin çevresindeki duvarlar,tapınağın önünde duran sunak ve tapınağa giden yolun kenarındaki yer altı mezarları şehirde bulunan diğer kalıntılardır.Bu kalıntıların dışında şehrin yukarı kısımında tiyatro bulunmaktadır.Ancak tiyatronun kalıntılarının günümüze taşınan kısımı pek azdır.Şehirde kazılara devam edilmektedir.

Merak edenler için;
Korint ya da Korinth
Mora Yarımadası'nı Yunanistan anakarasına bağlayan Korint Kıstağı'nın üstünde yer alan bir şehir-devletiydi. Korint'in batısında Korint Körfezi, doğusunda da Saronik Körfezi vardır. Eski şehir, Atina'nın 78 km güneybatısında kalır. Eskiden gemilerin kayalıklı tepe üzerinden kızaklarla çekildiği kıstak, artık bir kanalla kesilmiştir.
Kendi objektifimizden Zeus Tapınağı;













                                                                                                            Serkan Bolat

GÜZELKELAM.COM ANDROİD UYGULAMASINI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SARI GELİN TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Eski dönemlerden birinde,Çoruh nehrinin kıyılarında yaşayan Kıpçak beyinin sarı saçlı kızı vardır.Erzurumlu bir genç Kıpçak beyinin kızına aşık olur.Hem Erzurumlu  gencin ailesi hem de Kıpçak beyi karşı çıkar bu sevdaya.Kavuşmalarına engel olurlar.Erzurumlu genç ise sevdasının peşinden gitmeye karalıdır.Sevdiği Kıpçak  kızına şiir yazar ve daha sonra kızı kaçırır.Kaçan iki sevdalı gencin peşine Kıpçak beyinin adamları düşer.Kovalamaca sonucunda Erzurumlu genç,beyin adamları tarafından öldürülür.Bu sevda da tarihin hüzünlü ve acılı sayfaları arasındaki yerini  alır… Sarı Gelin türküsünün hikayesi hakkında çeşitli rivayetler vardır.Kızın Türk değil Gürcü olduğu,Ermeni türküsü olduğu gibi veya farklı versiyonları vardır. Şeyh Abdülkadir Geylanî'nin müritlerinden Sananı’nin başından geçen bir sevda hikayesi olarak da anlatılır.Birçok türkünün,birden çok hikayesi vardır.Bu bir hikayenin doğru,diğerlerinin yanlış olduğu anlamına gelmez.Bu o türkünün ne kadar zengin olduğuna işaret eder…

BİTLİS'TE BEŞ MİNARE TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Bu yazımızda sizlere Anadolu muzun eşsiz güzelliklerinden biri olan türkülerimizden “Bitlis’te Beş Minare” türküsünün hikayesini paylaşmak istiyorum.
Yıllardan 1916…
Anadolu düşman işgali altında...
Ruslar, Doğu Anadolu bölgesinde ilerlemeye çalışıyor, kahraman Anadolu insanı ise genç yaşlı demeden cepheye gitmiş vatanını savunuyordu.Ruslar bazı bölgeleri ele geçirmişlerdi. Ele geçirdikleri yerlerden birisi de Bitlis idi.
Bitlis o dönemde o bölgede aktif yaşantının olduğu bir şehirdi.Ancak düşman işgal etmeye başladığında hem şehirden göçenler hem de cepheye gidenlerden dolayı şehrin nüfusu oldukça düştü. Gelen Rus askeri ise işgal sırasında birçok yere zarar veriyor,şehri harabe haline getiriyorlardı.
Savaş sona erdi...
Kahraman Anadolu insanı düşmanın Anadoluyu teslim almasına izin vermedi...
Düşman Anadolu dan çekildi...
İşte beş minarenin hikayesi de işte burada başladı...
Bir baba ile oğlu savaş sonrasında tekrar memleketlerine Bitlis’e dönüyorlardı.Uzun bir yol gittikten sonra şe…

GÜMÜŞ KANAT KİTABININ ÖZETİ

Kemal 11 yaşındaydı. Pencereden dışarıda yağan karı izliyordu. Düşünüyordu da… 11 yaşındaydı ama kendini ihtiyarlamış gibi hissediyordu. -Ee kolayda değildi çektiği sıkıntılar. Babası fabrikada ustabaşıydı. Hatta örnek bir ustabaşıydı. Okumamıştı ama okuyanlara örnek olacak bir ustabaşıydı. Babası fabrikada kitap ciltlerdi. Kemal de arada onun yanına giderdi. Çok severdi fabrikayı. Makinalarla arkadaş bile olmuştu. Konuşuyordu onlarla. Sanki her bir sesleri bir şeyler anlatırdı Kemal’e. Ama ah o talihsiz kaza... 
Buraya kadar her şey çok iyiydi. Ama babası parmaklarını makinaya kaptırmıştı. Çalışamazdı artık. Ama içi rahattı çünkü bunu yanında çalışan çırak için yapmıştı. Çırağı kolunu makinaya kaptırınca ona bir şey olmasın diye onu kurtarmak istemişti. Ona bir şey olmamıştı ama babasının 4 parmağı yoktu artık. Böyle de kitap ciltlenmezdi ki. Babası hayata küsmüştü. Konuşmuyordu. Evlerini geçindirecek paraları yoktu artık. Başlarda idare ettiler annesi sayesinde. Kemal’in annesi de be…