DENİZ VE BİR ADAM - GÜZELKELAM

DENİZ VE BİR ADAM


Günler birbirini kovalarken, dalları çiçeklenen ağaçlar bizi bu hayata kördüğüm misali bağlarken aslında ömrümüz her geçen lahza mahut göçe yaklaşıyor. Kimimiz bunun farkına hiç mi hiç varmadan göçer gideriz. Üç beş nefes hiç tükenmeyecekmiş gibi. Bazılarımız da vardır ki mevzunun ciddiyetini çoktan idrak etmiş ve fakat yaşının aksine köşesine çekilmiş münzevi bir hayatı tercih etmiştir. Bir mülahazaya göre hayattan kaderinden kaçmaktadır. Hüzün çökmüştür fikrinin dağlarına. Aklı hep mezkûr bir noktaya takılı kalmış, onun nazırında geçen zamanın hiçbir kıymeti kalmamıştır. İsmini koyamadığı bir hissiyat yakar ha yakar gönlünü. Keşke demeyi delikanlılığa yediremez ve sadece derin derin ah çeker.

Denizlere, dalgalarına hayrandır çocukluğundan beri. Derdini dinleyen, her daim her damlasıyla kederini paylaşan, en mühimi de onu anlayışına vurgundur denizin. Uzun uzun yürüyüşlerin sonunda her yol kıyısına çıkar. Maviliğine, mavinin her tonuna bir anlam yüklemiştir. Yosun tutmuş bir kayaya oturup hafiften ıslanarak saatlerce seyreder, susarak anlatır melalini. Dalgaların tuğyanıyla merhaba der deniz, selamını bırakır ellerini serin sularında gezdirirken.

 Güneşin batışıyla beraber, renkler elini eteğini çekince diyarından, o müthiş siyahı dalgaların terennümü doldurur. Bu ses sanatların en hasıdır, ruhunun yegâne teskini bambaşka bir şarkıdır. Bu defa deniz anlatır, deniz söyler çağların asırların yorgunluğunu. Kapkaranlık gecenin kendisiyle kavuştuğu yerlerden şairlerin şairi Yahya Kemal Beyatlı’nın Deniz Türküsü şiirini getirir. Bir hançer gibi yüreğine saplanır ‘’Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli’’ dizesi.
                                                                                                           Burhan Kazım Çalık

DENİZ VE BİR ADAM DENİZ VE BİR ADAM Reviewed by Serkan Bolat on Şubat 27, 2015 Rating: 5

Hiç yorum yok: