Güzelkelam Ana içeriğe atla

Kayıtlar

UFAK DEMLİ BİR ÇAY

Bazen sessiz derin bir gecede Bazen muhabbetin tam içinde Bazen bir kitap eşliğinde Bazen de kuru bir simit yendiğinde Sadace ufak demli bir çay
Bazen aklına sevdan düştüğünde  Bazen yanında dostun geldiğinde Bazen yalnız kafa dinlediğinde Bazen de öylesine mutfağa girdiğinde Sadece ufak demli bir çay
Öyle ufak bir çay dediğime bakma Kahvaltılar onsuz anlamsız olur Muhabbetler onsuz eksik kalır Sevda gibi bir şey işte Sadece ufak demli bir çay…
                                                     Serkan Bolat
En son yayınlar

SARI GELİN TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Eski dönemlerden birinde,Çoruh nehrinin kıyılarında yaşayan Kıpçak beyinin sarı saçlı kızı vardır.Erzurumlu bir genç Kıpçak beyinin kızına aşık olur.Hem Erzurumlu  gencin ailesi hem de Kıpçak beyi karşı çıkar bu sevdaya.Kavuşmalarına engel olurlar.Erzurumlu genç ise sevdasının peşinden gitmeye karalıdır.Sevdiği Kıpçak  kızına şiir yazar ve daha sonra kızı kaçırır.Kaçan iki sevdalı gencin peşine Kıpçak beyinin adamları düşer.Kovalamaca sonucunda Erzurumlu genç,beyin adamları tarafından öldürülür.Bu sevda da tarihin hüzünlü ve acılı sayfaları arasındaki yerini  alır… Sarı Gelin türküsünün hikayesi hakkında çeşitli rivayetler vardır.Kızın Türk değil Gürcü olduğu,Ermeni türküsü olduğu gibi veya farklı versiyonları vardır. Şeyh Abdülkadir Geylanî'nin müritlerinden Sananı’nin başından geçen bir sevda hikayesi olarak da anlatılır.Birçok türkünün,birden çok hikayesi vardır.Bu bir hikayenin doğru,diğerlerinin yanlış olduğu anlamına gelmez.Bu o türkünün ne kadar zengin olduğuna işaret eder…

Elif Gibi...

Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?(Saff Suresi 2.Ayet)
Biz ne diye yapmadığımız şeyleri söyleriz.İnsan dediği gibi olmalı veya olduğu şeyleri söylemeli.İnsan günümüzün en önemli sıkıntılarından biri olan taklit Müslümanlığından sıyrılmalı,önce kendinin ne olduğunun farkına varmalı.Bizim birçoğumuz Müslüman olurken aklımız ve mantığımızı kullanarak Müslüman olmadık.Annemizden babamızdan veya diğer büyüklerimizden taklit ederek Müslüman olduk.Büyüklerden öyle gördük,taklit ettik.İmanımız taklit üzerine başladı.Bir kısmımız zaman geçtikçe belki ailemizin zoru ile Kur’an-ı Kerim’i öğrendik.Yaş ilerledi o mukaddes kitabın yüzün bile açmadık.Çocukken namaz kılmayı öğrendik.Yaş ilerledi sadece Cuma namazlarına gider olduk.O da herhalde taklit icabı.Taklitler üzerine kurulan imanımızı rayına oturma vakti çoktan gelmedi mi?Artık taklitten sıyrılmak lazım.Biran önce akıl ve mantık ile imanı halletmek lazım.Sonra kalbe inip,kuru bir beden olmaktan çıkmak gerek.Söz ve d…

KAHRAMAN - BİR ÇİZİM BİR HİKAYE

Yusuf 5 yaşındaydı. Oyun oynamaya bile aklı yetmezdi. Ama acı çekmeye yetmişti kalbi. Arkadaşlarıyla boş bir tarlada oturuyordu. Koşmak istedi birden. Sonsuzluğa koşar gibi koşmak. Evin kapısına geldi. Duydu sesleri. Babası ölmüştü. Babası, aylardır kendini göstermiyordu ona. “ bu hasta halimle kalmasın aklında, görmesin beni böyle.” diyordu ama bilmiyordu ki evlatlar babalarını hep “en kahraman” hallerindeki gibi hatırlarlar. Daha küçücük yaşında çok sevdiği babasının ölümüyle yıkılmıştı Yusuf.
Yıllar yılları kovaladı…
Yusuf bir kızı sevdi. Değişik huyları vardı kızın. Çok az konuşur, sürekli Yusuf’u izler, garip garip konuşurdu. Yeşil, kocaman gözleri vardı. Sanırsın içine alacak, hapsedecek oraya. Sonra gitti kız. “Okumaya gidiyorum sen de gel” dedi. Gidemedi Yusuf. Nasıl gitseydi? Anasını, kardeşlerini nasıl bıraksaydı? İlk defa o zaman kızdı babasına. Eğer ölmeseydi gönderirdi onu okula, biliyordu. Yaşamaya devam etti ve kızı hep öyle hatırladı. Buna yaşamak denirse tabi. Gezmek is…

YOLDA(Kalemler Hikayesi) KİTABININ ÖZETİ

Şehirlerin en önemli yeri de çöplüklerdir. Bir sürü şey bulabilirsiniz içlerinden. Değerli eşyalar, oyuncaklar ‘’kalemler’’. Bir mahalle, mahallede de bir ev. Sanki mahalleyi güzelleştiren o ev ve o evin içindekilerdi.

Rengarenk çiçekleri, cıvıl cıvıl renkleri, bahçesinde oynayan çocukları birde içinde yaşayan hayat dolu insanlar. O evde Rüstem Çavuş yaşardı. Rüstem Çavuş çöpçüydü. Şehir çöplüğünde çalışırdı. Çöplükten çıkan eşyalar eşit bir şekilde çalışanlar arasında bölünürdü. Bir tek kalemler bölüşülmez onun da hepsi Rüstem Çavuş’a verilirdi. Kızı okusun diye. Kızına götürürdü o rengarenk kalemleri. Çok güzeldi kalemlerin hepsi ama okula götürmezdi. Kız ne diyecekti arkadaşlarına? Babam çöplükten çıkardı diyemezdi ya. Dalga geçerlerdi onunla. Düşünüp durdu ne desem diye. Birde tanıdığı vardı o gelmişti aklına. Kırtasiye dükkanı vardı onun. Hediye etti diyecekti. Hepsini çantasına doldurup götürdü okula. Herkes başına toplanmıştı. Çok mutluydu artık. Ama bir gün arkadaşı Zühtü öğ…

EUROMOS ANTİK KENTİ

Bu ay ki gezi notları yazımızda Euromos Antik Kenti'nde yer alan Zeus Tapınağı'na yer vereceğiz. Milas Söke yolunun 12. kilometresinde yer alan Euromos Antik Kenti'nde yer alan Zeus Tapınağı M.S 2.yy da yapılmışdır.Zeus Tapınağı'nın cephelerinde 6,yanlarında 9 sütun bulunmaktadır.Tapınağın mimari açıdan dikkate değer bir yanı ise  korint mimari  düzeninde yapılmış olmasıdır.Tapınağın bulunduğu Euromos Antik Kenti'nde kalıntılar çok fazla yıpranmış olmasına rağmen Zeus Tapınağı oldukça iyi bir şekilde korunmuştur.Asya kıtasındaki en iyi korunmuş tapınaklardan bir tanesidir.Şehirde yapılan arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkan kitabeye göre,Zeus Tapınağı daha önceden yapılmış bir tapınağın üzerine inşa edilmiştir.Eğer yolunuz bu bölgeye düşer ise Euromos Antik Kenti'nde bulunan Zeus Tapınağı'nı mutlaka görmelisiniz.
Euromos Antik Kenti 
Euromos antik çağda Mylasa’dan sonra yörenin en önemli kenti konumundadır.Kuruluşu M.Ö 5 yy kadar dayanmaktadır.Şehirde…

TAVUK KEBABI TARİFİ

Bu hafta pratik ve çok lezzetli bir yemek tarifi vermek istiyorum...

Malzemeler;
Tavuk Sarma
Tereyağı
Kimyon
Pul Biber
Tuz
Kekik
Pide

Kasabımız veya kendimiz,tavuk sarmaları ince bir şekilde açıyoruz. Daha sonra etlerimizi çok az döverek iyice inceltiyoruz.Kimyon Pul biber ve tuz ile etlerimizi güzelce karıştırıyoruz. Çok az tereyağı ile yağladığımız tavamıza etlerimiz dinlendirdikten sonra diziyoruz. Orta ateşte iki tarafını da pişiriyoruz. Ocağın altını kapatmadan iki üç dakika önce etimize çok az kekik atıyoruz. Etlerimizi tabağımıza alıyoruz. Tavadaki yağımızın içine doğradığımız pidelerimizi atıyoruz. Pideleri güzelce sosa buladıktan sonra onları da servis tabağımıza alarak et ile beraber servis yapıyoruz...

Afiyet olsun...